türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Nisan 2010 Cumartesi

TOKİ Değerlendirme Aşamasında Olan İhaleler

Sıra No Proje Adı Konut Sayısı
1 Ali Sami Yen Kentsel Sosyal Altyapı Alanları ve Seyrantepe Spor Kompleksi İnşaatı İkmal İşi
2 Amasya, Bolu, Çorum, Düzce, Gümüşhane, Giresun, Karabük, Kastamonu, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Tokat, Trabzon, Zonguldak İllerinde 1844 Adet Konut, Sosyal Donatıları, Adaiçi Altyapı, Genel Altyapı ile Çevre Düz. İnş. İşlerinin Müşavirlik Hizmetleri işi
3 Balıkesir Dursunbey 146 Adet Konut, 1 Adet; Camii ve Ticaret Merkezi İnşaatı ile Balıkesir Manyas 2.Bölge Toplu Konutlarına Ait 1 Adet Cami İkmal İnşaatı, Genel, Adaiçi Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi 146
4 Bitlis ili Rahva ilçesi 1 Adet Cami Tamamlama İnşaatı İşi
5 T.C. Başbakanlık TOKİ ilan, Reklam, Tanıtım ve Halkla İlişkiler Hizmeti Alımı işi
6 Yalova Çınarcık 25 Yataklı Hastane İnşaatı, Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı İşi

Toplam 6 adet ihalenin değerlendirmesi devam etmektedir.

7 Nisan 2010 Çarşamba

Halkın yüzde 99,4'ü sigara yasağına uyuyor

Bakanlığı Tütün ve Bağımlılık Yapıcı Maddelerle Mücadele Dairesi Şube Müdürü Dr. Mustafa Kiremitci, Türkiye genelinde başlatılan sigara yasağına halkın yüzde 99,4'ünün uyduğunu söyledi.

Ankara'da görev yapan İskenderunlu Dr. Mustafa Kiremitci, geldiği memleketinde konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Denetimlerin Türkiye genelinde büyük bir titizlikle yürütüldüğünü anlatan Kiremitci, "Ekipler bu güne kadar 20 bin 19 yerde denetleme yapmış, 2 bin 424 yere tutanak tutmuş ve 38 yere cezai işlem uygulamıştır. Sigara yasağına karşı toplu taşıma araçlarında da denetim yapılmıştır. Toplu taşıma araçlarında 562 denetleme yapılmış, 233 tutanak tutulmuş ve 4 yere ceza kesilmiştir." dedi.

Bu yasaya kamu hizmeti veren yerlerdeki uyum yüzdesinin çok önemli olduğunu kaydeden Kiremitci, "Özel hukuk kişilerine ait işletmelerdeki uyum yüzdesi ise yüzde 99,4 dolayındadır. Toplu taşıma araçlarındaki yasağa uyum yüzdesi ise yüzde 99,3 olmuştur. Toplamda ise halkın yüzde 99,4'ü sigara yasağına uymaktadır." ifadesini kullandı.

19 Ocak 2010 Salı

MSN tayfası yeni hedefiniz facebook

Bugünlerde medyada bol bol facebook haberleri dolanmaya başladı. Yok efendim google ile microsoft bu sitenin peşindeymiş, yok yüzde bilmemkaç hissesi bilmem kaç milyon dolarmış derken bizim cabbar MSN gençliği sonunda facebook’u keşfetti. Site aslında yıllardır var. İnternette çok ilgi çeken sosyal network kavramının ilk örneklerinden biri. Hatta yıllar önce yahoo’nun bu siteyi almak istemesi ama alamaması ile haber olmuştu ama o zamanlar Türk gençliği sitenin potansiyelini fark edememişti.

Son 2 haftadır ben de dahil olmak üzere çevremdeki bir çok kişi facebook’a üye oldu ve bu çılgınlık her gün artarak devam ediyor. İyi midir kötü müdür bilmem sitenin tamamen ingilizce olmasında dolayı MSN’den çok ekmek yemiş kor MSN tayfası henüz facebook’a geçemedi ama MSN’deki ekmek kapıları azalmaya başlayınca hiç zaman kaybetmeyeceklerine eminim.

Türkleri kötüleme faslından sonra elin gavurlarını övme vakti geldi. Bu site nedir ne değildir biraz bahsetmek istiyorum. Zira uyanık bir Türk genci olarak trend olan konularda yazı yazarak ziyaretçi kazanma hevesi içindeyim. Çok ziyaretçi ne işe yarar tam emin değilim ama ne kadar çoksa o kadar iyidir herhalde. En azından kişisel tatmin konusunda iyi oluyor. “aboo 7000 kişi girmiş olm” diyorum Çok matahmışım gibi Düşünün hele bir de matah bişey olsam o zaman server çökecek demek ki

Şimdi efendim bu facebook nedir? Kor MSN tayfası iyi oku bu kısımları Facebook bir sosyal networktür. Aslında başlangıçta sanal ortamdaki kişilerin gerçekten söyledikleri kişi olup olmadıklarını kanıtlamalarını sağlayan bir siteymiş. Yani ben bilmemne üniversitesini bitirdim diyorsanız gerçekten diplomanızı siteye onaylatmanız gerekiyormuş. (kulaktan duyma bilgiler bunlar, araştırmadan sallıyorum) Ama şimdi misyonunu değiştirmiş ve “benim üyelerim ne diyorsa doğrudur” diye tüm dünyaya karşı güven duygusu besleyen bir site haline gelmiş. Bilin bakalım neden? çünkü ne kadar üye o kadar köfte demek yani bir nevi “yemişim dürüstlüğü” modu.

Siteye 2-3 tane bilgi vererek üye olabiliyorsunuz. Genel mantık bilgilerinizi yani en azından isminiz doğru vermeniz yönünde. Çünkü arkadaşlarınız sizi isminize göre aratacaklar. MSN’deki o gizlilik ortamı burada çok fazla yok. Hoş amacınız yeni arkadaşlar bulmaksa bilemem. Üye olup e-mail adresinize gelen linki tıkladıktan sonra sistemi kullanmaya başlıyorsunuz. Temel işiniz arkadaşlarınız bulup onları arkadaş listenize eklemek. Sonra kendinize uygun gruplar varsa onlara da üye olabilirsiniz. Gruplar toplu tartışma yerlerinden çok bir özellik olarak kullanılıyor mesela şöyle gruplar var “cep telefonsuz yapamam”, “80 sonu 90 başı çocuktum” gibi. Bunlara üye olarak diğer arkadaşlarınıza kendiniz hakkında bilgi verebiliyorsunuz. Tabi okulunuzun veya tuttuğunuz takımın da grupları olabilir. Onlara da girerek toplu işler yapabilirsiniz. Ayrıca sitede event yani organizasyon işleri de oldukça gelişmiş. Bir organizasyon yaratıp insanları davet edebilir, davet edildiğiniz bir organizasyona katılıp katılamayacağınızı söyleyebilir, organizasyon hakkında tartışabilir resimler paylaşabilirsiniz.

Yine sitenin standart işlevlerinden bir tanesi de fotograf albumleri. Sitede kendinize albumler yaratarak bu albumlere resimlerinizi kolayca ekleyebiliyorsunuz. Ayrıca resimlerdeki kişileri de kolayca belirtip bu ahmet, bu mehmet diye isimler verebiliyorsunuz. Sistem akıllı davranarak siz facebook üyesi olan bir kişinin resmini kendi albumunuze koyup bu ahmet diye işaretlerseniz ahmetin sayfasındaki resimler için sizin koyduğunuz resim de çıkıyor. Veya siz resimler içinden ahmetle benim ortak resimlerimiz dediğinizde tüm arkadaşlarınızın resimleri içinden ahmet ve sizin belirtildiğiniz tüm resimler gösteriliyor.

Buraya kadarki kısmı sistemin standart işlevleri. Bunun dışında sistemde çok kuvvetli bir uygulama yönü bulunuyor. Uygulamalar internetteki başka firmaların reklam kaygıları içinde geliştikleri web uygulamaları aslında. Ama mantık o kadar güzel ki, uygulamalar içinde kaybolup gidiyorsunuz. Nasıl uygulamalar var önce ondan bahsedeyim. Mesela arkadaşlarınızın kafalarına doğru yastık atabiliyorsunuz veya profilinize bir hayvan koyup arkadaşlarınızın gelip onu beslemesini sağlayabilirsiniz. Veya vampir olup arkadaşlarınızı ısırıp onları da vampir yapabilirsiniz. Daha sonra kendi vampir ordunuzla başka vampirlere saldırabilirsiniz. Aynı şeyler zombiler ve kurt adamlar için de geçerli.

Beğendiğiniz uygulamaları arkadaşlarınıza da önererek ortak oyunlar oynuyabiliyorsunuz. Bu uygulamalar olmasa sitenin tutmayacağı aşikar. Çünkü yıllardır görüşmediğiniz bir arkadaşınızla karşılaşıyorsunuz. Yapacağınız muhabbet en fazla yarım saat sürsün. Sonra muhabbet kesilir, bir süre sonra da çaktırmadan MSN’de bloklar konulur ve 3-4 sene bir daha konuşulmaz. Facebook bu derdi bildiği için konuşmayı aza indirecek ama daha eğlenceli şeyler yaparak sürekli bağlantı halinde kalmanızı sağlayacak uygulamalara yer veriyor. Mesela top friends diye bir uygulama var. Top kelimesi ingilizce tabiki siz arkadaşlarınızı en iyi arkadaşlarınız olarak sıralıyorsunuz. Ve bir kişi birden fazla kişinin top friendi olarak işaretlenmişse o kişinin populeritesi artıyor mesela. Ayrıca bir yandan da top friend olarak işaretlediğiniz kişilere “Hüseyin sizi en iyi arkadaşı olarak seçti” gibi bir cümle gidiyor.(tabiki ingilizce) Normal hayatta “sen benim en iyi arkadaşımsın” gibi bir cümleyi en fazla 1 kişiye söyleyebiliriz ama facebook’da 50 kişiye sen benim en iyi arkadaşımsın diyebilirsiniz.

18 Ocak 2010 Pazartesi

Mevlana Celaleddin Rumi Dervis Dervisler Konya

Hz. Mevlânâ’nın Hayatı
Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi'nin Belh şehrinde doğmuştur.
Mevlâna'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında "Bilginlerin Sultânı" ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahâeddin Veled'tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur.

Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'I-Ulemâ 1212 veya 1213 yılllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'den ayrıldı.

Sultânü'I-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaştılar. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Ferîdüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır.

Sultânü'I Ulemâ Nişabur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâ'be'ye hareket etti. Hac farîzasını yerine getirdikten sonra, dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldiler. Karaman'da Subaşı Emir Mûsâ'nın yaptırdıkları medreseye yerleştiler.

1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'/-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldılar. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adlı iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun'u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerrâ Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Âlim Çelebi adlı iki oğlu ile Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi.

Bu yıllarda Anadolunun büyük bir kısmı Selçuklu Devleti'nin egemenliği altında idi. Konya'da bu devletin baş şehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve Devletin hükümdarı Alâeddin Keykubâd idi. Alâeddin Keykubâd Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi.

Bahaeddin Veled Sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldiler. Sultan Alâeddin kendilerini muhteşem bir törenle karşıladı ve Altunapa (İplikçi) Medresesi'ni ikametlerine tahsis ettiler.

Sultânü'l-Ulemâ 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak, Selçuklu SarayınınGül Bahçesi seçildi. Halen müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'ndaki bugünkü yerine defnolundu.

Sultânü'I-Ulemâ ölünce, talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna'nın çevresinde toplandılar. Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak gördüler. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, İplikçi Medresesi'nde vaazlar veriyordu. Vaazları kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşıyordu.

Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizî ile karşılaştı. Mevlâna Şems'de "mutlak kemâlin varlığını" cemalinde de "Tanrı nurlarını"görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü.

Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkûbî ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizî'nin yerini doldurmaya çalıştılar