10 Nisan 2010 Cumartesi
MEYAN KÖKÜ ŞİFASI
Prof. Dr. Yiğitoğlu, bronşit hastalığında faydalı olduğu bilinen saponinlerin, bakteri öldürücü ve virüs enfeksiyonlarına karşı ilaç olarak kullanıldığını ifade ederek, şunları kaydetti:
“Kumarin, antitirombosit etkiyle pıhtılaşmayı önleyici olarak damar sertliğinde yararlı olmaktadır. 2000 yılında ASCO Dergisi’nde yayınlanan birkaç makalede PC-SPES prostat kanserinde umut adıyla lanse edilen 8 bitkinin özünden oluşan ilaçtaki bileşenin biri de meyan köküdür. Meyan kökü kullananlarda potasyum kaybı olacağından, günde en az 1 adet muz ya da 5-10 adet kayısı gibi potasyumdan zengin olan gıdalar yenilmeli.”
“BEYİN-DAMAR, BÖBREK, KARACİĞER HASTALARI TÜKETMEMELİ”
Beyin-damar hastalığı, böbrek ve karaciğer rahatsızlıkları olan kişilerin, çeşitli yan etkiler görülebileceği için meyan kökünü tüketmemeleri gerektiğini kaydeden Yiğitoğlu, meyan kökü kapsülünün, iltihap önleyici etkisi olduğu için hepatit hastalığında ise günde düşük dozda (200 mg) kullanılmasının yararlı olduğunu söyledi.
Yiğitoğlu, yüksek dozda ve 6 haftadan fazla meyan kökünün kullanılması durumunda toksik etkiler görülebileceği uyarısında bulunarak, 2-3 hafta kullanıma ara verilmesi gerektiğini belirtti.
Meyan kökünün, yüksek tansiyon, kalp atım düzensizliği, sodyum tutulması, potasyum kaybı, erkeklerde cinsel istek kaybına yol açabileceğine dikkati çeken Yiğitoğlu, şunları söyledi:
“Kalp ilacı Digoxin kullananlarda bu yan etkiler daha fazla görülebilir. Tansiyon ve idrar söktürücü ilaçlarla da birlikte kullanılmamalıdır. Kanın pıhtılaşmasını önleyen ilacını kullananlarda da meyan kökünün, pıhtılaşmayı önleyici etkiyi artırabileceği göz önünde bulundurulmalı. Mide ve on iki parmak bağırsağı ülseri olan hastalar, günde 200-600 mg ağızdan içilen kapsülleri 4-6 haftayı geçmemek şartı ile kullanmalı. Kabızlık nedeniyle ilaç kullananlar, meyan kökünü kullanırken potasyum kaybına karşı muz ve kayısı gibi meyveleri tüketmeli.”
Yiğitoğlu, meyan kökünün baş ve karın ağrısı, vücutta sıvı birikmesi (ödem) gibi yan etkiler de yapabileceğini dile getirdi.
Meyan kökünün, 100-520 miligramlık kapsül şeklinde ya da sıvı şeklinde özünün tüketilebileceğini belirten Yiğitoğlu, “Meyan kökü, çay ya da sakız şeklinde de kullanılabilir” dedi.
Prof. Dr. Ramazan Yiğitoğlu, meyan kökü çayının yarım bardak kaynatılmış suya 2-4 gram meyan kökü atılarak, 5 dakika dinlendirildikten sonra içilebileceğini sözlerine ekledi.(AA)
13 Mart 2010 Cumartesi
SELULITLERE KARSI MASAJ YAGI
Malzemeler :
Yarım tatlı kaşığı susam yağı
10-12 damla portakal yağı
5-6 damla kekik yağı
6-7 damla biberiye yağı
3-4 damla melisa yağı
Uygulama :
Bu malzemeleri seramik veya cam bir kabın içerisinde karıştırın. Sonra selülitli bölgelerinize yayarak yedirin ve ellerinizle iyice ovuşturun. Sonrasında hafif lifli veya ham ipek bir kese ile 10 dakika kadar bu bölgeye masaj yapın. Eğer vaktiniz varsa üstüne 1 saat kadar spor yapın, sonrasında uzun bir duş alın.
Gördüğünüz gibi bu tarif de bir aktara girdiğinizde rahatlıkla uygun fiyata temin edebileceğiniz malzemelerden oluşuyor. Kesin fayda göreceğinize eminim. Cildime denediğim tüm bitkisel tariflerden memnun kalıyorum. Bir dipnot da ben vereyim aklıma gelmişken; yine aktardan temin edebileceğiniz kakao yağını bacaklarınıza sürebilirsiniz. Hem cildinizin güzelleştiğini hem de selülitlerinizin yavaş yavaş kaybolduğunu göreceksiniz.
11 Mart 2010 Perşembe
Cilt Peelingi
Soyulma Önleyici Cilt Peelingi
- 2 tatlı kaşığı toz şeker
- 1 tatlı kaşığı mısır unu
- 1 yumurta akı
- 2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
10 Mart 2010 Çarşamba
KIRISIKLIKLAR ICIN EV YAPIMI MASKELER

Ballı Maske
Malzemeler:
1 ½ yemek kaşığı bal
½ çay kaşığı havuç suyu
1 çimdik karbonat
Uygulama:
Bal ve havuç suyunu iyice karıştırın. Yüzünüze uygulayın. 20 dakika bekletin. Karbonat eklediğiniz sıcak suya batırdığınız pamukla, nazikçe silerek yüzünüzü temizleyin.

Mısır Unu Maskesi
Malzemeler:
1 yemek kaşığı mısır unu
1 yemek kaşığı bal
Uygulama:
Pütürsüz kıvamda macun haline gelene kadar mısır unu ve balı karıştırın.
Yüzünüze uygulayın ve kuruyana kadar bekletin. Ilık suyla yıkayarak yüzünüzü temizleyin.
7 Mart 2010 Pazar
Ciller icin Maskeler
28 Şubat 2010 Pazar
Kanser Tedavisinde REISHI MANTARI
Reishi Mantarı, Latince adı Ganoderma Lucidum,Çin'de bilinen adıyla Ling-zhi sağlıkla ilgili mucizevi etkileri olduğu bilinen tıbbi bir mantar türüdür.İlaç olarak kullanıldığı bilinen en eski mantar türü olan Reishi ,Japonya ve Çin'de 2.000 yılı aşkın bir süredir kullanılmaktadır.
Tarihte Reishi mantarı asırlar boyu yalnızca hanedanlar ve çocukları tarfından tüketilebilmiştir.Reishi mantarı birçok rahatsızlığa karşı etkinliği ve bağışıklık sistemin güçlendirici mucizevi etkisi dolasıyle uzun ve sağlıklı yaşamanın sırrı olarak kabul görmüş ve "ÖLÜMSÜZLÜK MANTARI" olarak adlandırılmıştır. Son yıllarda Reishi ile yapılan birçok bilimsel ve tıbbi araştırma sonucunda polisakkaridlerce zengin olduğu ,bağışıklık sistemini destekleyip güçlendirdiği,hücreleri yenilediği,kan dolaşımını harekete geçirdiği ve vücüt fonksiyonlarını düzenlemede yardımcı olduğu kanıtlanmıştır.
Japonya Sağlık Bakanlığı tarafından Kanser'e karşı kullanılması kabul edilmiş tek doğal ilaçtır.Günümüzde yapılan birçok tıbbi araştırma sonucunda özellikle kanser türevleri,karaciğer hastalıkları,yüksek tansiyon,diyabet,hepatit ,bronşit gibi pekçok rahatsızlığa iyi geldiği kanıtlanmıştır. Shen Nong's Herbal Classic" adlı 2000 yıllık Çin'e ait tıbbi eser bugün Doğu'nun en eski tıbbi bitkiler kitabı olarak kabul ediliyor.Bu kitapta tıbbi bitkiler 3 kategoriye ayırılarak anlatılıyor. "Superior" adlı birinci kategoride çoklu hastalıklarda etkili olan,vücut dengesinin sağlanması ve devamından çoğunlukla sorumlu olan bitkilerden bahsediliyor. Bu bitkilerin neredeyse hiç yan etkileri olmadığı da söyleniyor. Lingzhi bu kategoride 1. sırada yer almış ve bu yüzden eski zamanlarda en çok övgü olan bitki olmuştur. Günümüzde ise Amerika Bitkisel farmakopesi'nde yerini almıştır.
Reishi'yi bu kadar ünlü yapan uzun yaşamın sırrını vaat etmesi ve anti-kanser özelliğidir.Yaşamız ilerledikçe vücudumuzda bazı değişiklikler olmaya başlar. Dolaşım,bağışıklık,sinir,solunum,vb. sistemlerle ilgili problemlerle karşılaşmaya başlarız.
Yaşımız ilerledikçe karşılaştığımız ilk problemlerden biri dolaşım sistemimizle ilgilidir: kanın viskozitesi artar ve dolaşım güçleşir, ayrıca kan yağlarının(kolesterol, trigliserit) miktarı ve damarlarda birikme eğilimi artar. Bütün bu faktörler kalp-damar sistemi hastalıklarına yol açar.Reishi dolaşımı güçlendirmekte, kan yağları miktarını belirgin derecede azaltmakta, trombositlerin kümeleşmesini önlemekte yardımcı rolü vardır.
Yaşlanmayla sinir sistemindeki değişikler sonucu mental kapasitede düşme olur, öğrenme ve hatırlamada güçlük ortaya çıkar. Erken yaşlanmanın sebepleri arasında yetersiz uyku, beslenme bozuklukları, stres de vardır. Araştırmalar Reishi'nin sinir sistemi üzerine yatıştırıcı ve sakinleştirici etkisini ortaya koymuştur. Uyku ve iştah azalmasını düzeltmede, yaşam enerjisini arttırmada, hafızayı güçlendirmede yardımcıdır.
İlerleyen yaşa bağlı olarak bağışıklık sistemi zayıflamaktadır. Önlem alınmazsa bu gerilemeyi diğer yaşlılık belirtileri ve hastalıklar takip eder. Sağlıklı bir bağışıklık sistemi kendimizi iyi hissetmemizi, iyi görünmemizi ve enerjimizi daha iyi kullanmamızı sağlar. Bizi enfeksiyonlardan, kanserden ve çevresel zararlardan korur, yanık ya da ameliyat sonrası iyileşmeyi çabuklaştırır. Reishi çok güçlü bir bağışıklık sistemi güçlendiricisidir.
Bitkinin moleküler yapısı steroid hormonlara benzeyen ganoderik asit olarak bilinen bir triterpen grubunun bilinen tek kaynağıdır. Tedavi edici biyolojik olarak aktif polisakkaritlerin bir kaynağıdır.
Reishi anti-tümör,immünmodülatör ve immunoterapötik aktivite gösterir ve bu mantardan izole edilen polisakkaritler,terpenler ve diğer biyoaktif bileşikler üzerine allerjik ve anti-hipertansif özellik gösterirler.Bu özelliklerin dışında anti yapılan çalışmalarla desteklenir. Triterpenlerin varlığından dolayı adaptojen, antienflamatuar,antiviral,antiparazitik,antifungal,antidiyabetik ve hepatoprotektif özellikleri bulunmuştur. Ayrıca platelet agregasyonunu (kan sulandırıcı etki) önleyici etkisi vardır.
Bu özelliklerinden dolayı,Reishi'nin kan basıncı dengeleyicisi, antioksidan, analjezik, böbrek ve sinir toniği olarak kabul edilir.Bugüne kadar bronşitin önlenmesinde,kardiyovasküler tedavide,yüksek trigliserit ve kan basıncı tedavisinde,hepatit,alerji,kemoterapide,HIV tedavisinde destekleyici hatta yorgunluk ve mide bulantısı için bile kullanılmıştır.
Farelerle yapılan çalışmalarda virüsler ve diğer toksik ajanların sebebiyet verdiği karaciğer hasarına karşı ganoderik asidin koruyucu etkileri gözlendiğinden insanlarda karaciğer hastalıklarının tedavisinde yararı olabileceğini ileri sürer.
Reishi ekstraktıyla yapılan araştırmalar tümörlerin gerilemesinde etkili olduğunu kanıtlar niteliktedir.Sonuçlar kanserin tipine ve şiddetine göre değişkenlik göstermiştir. Diğer reçeteli ilaçlarla kombinasyonu önerilir. Ganoderma ekstraktı radyoterapi ve kemoterapinin yan etkilerini azaltmak ya da elimine etmek için tedavi öncesinde,sırasında ve sonrasında kullanılır. Saç dökülmesi,bulantı,kusma,ağız iltihabı,boğaz ağrısı,iştah kaybı ve iştah kaybı gibi yan etkilerin azalılmasına yardımcı olur.Bu kullanım için bilinen yan etkisi yoktur.
Reishi solunum sistemini kuvvetlendirdiği,akciğerler üzerinde iyileştirici etkisi olduğu ve özellikle astımlı bireylere öksürük ve diğer solunum şikayetlerinde yararlıdır,1970lerde en az bir populasyonla yürütülen çalışmalar bunu kanıtlamıştır.
2000 den fazla kronik bronşitli Çinliye Reishi şurubu içirildiğinde %60 dan %90 a varan sayılarda birey 2 hafta içinde kendini daha iyi hissetmiş ve iştahları arttığı rapor edilmiştir, Medicinal Mushrooms adlı makale 1997 yılında Herbs for Health'de yayınlanmıştır.
Japonya'da kanserli farelere günlük enjeksiyonla 10 gün içerisinde %50 hayvanın tümörlerinde gerileme gözlenmiştir.
Kaynak : www.realage.com.tr
26 Şubat 2010 Cuma
GOGUS BUYUTUCU BITKILER
İri göğüsler mi istiyorsunuz?25 Şubat 2010 Perşembe
Yaseminin FAYDALARI
Yasemin
Zeytingiller familyasından; kışın yaprak döken veya her zaman yeşil olan bir çalı veya sarılıcı odunsu bir bitkidir. Genç sürgünleri yeşildir. Çiçekleri salkım durumundadır. 200 kadar türü vardır. Sarı çiçekli yasemin, hakiki yasemin yurdumuzda yetişir. Tıbbi yasemin, beyaz çiçekli ve güzel kokuludur. Evde yetiştirmek isterseniz; yasemin ışığı seven bir bitkidir, fakat direkt güneş ışığına maruz bırakmamalısınız.
Romatizma, nikris, mafsal ağrılarını giderir.
24 Şubat 2010 Çarşamba
MEYAN - LICORICE

Bileşimi: Glycyrrhizin(şekerden 50 kere daha tatlı), steroller ve çok sayıda flavon(Liquiritin, liquiritigenin vs)
Etkileri: Balgam söktürücü, mukoza koruyucu, antiseptik, böbreküstü bezlerini etkileyici, kramp çözücü, müshil.
Kullanım alanları: Meyan kökü, iç salgı sistemini (endokrin sistem) etkileyebilen bitkiler sınıfına dahildir. Bitkinin içerdiği glikozitler, yapılarına göre, bedenin doğal steroit hormonlarına benzerlik gösterirler. İç salgı sistemi bölümünde bu maddenin işlevlerine değinmiştik. Meyan kökünün böbreküstü bezi problemlerine, örneğin Addison hastalığına(bir böbreküstü bezi yetmezliği) karşı görülen olumlu etkisi, onun bu konudaki etkinliğinin belirgin bir kanıtı olarak kabul edilir.
Meyan kökü ayrıca, tüm öksürüklere ve bronşiyal hastalıklara karşı da başarıyla kullanılabilir. Tıp tarafından mide ülseri tedavisinde kullanıldığı gibi, geleneksel tıpta da meyan kökü, mide mukoza iltihabına ve mide ülserine ve kabızlığa karşı kullanılır. Ayrıca, kramp çözücü etkisi de unutulmamalıdır.
Kullanım biçimleri: Bir çay kaşığı ince kıyılmış meyan kökü, bir bardak soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır, üstü kapalı olarak 10-15 dakika hafif ısıda kaynatılır ve süzülür. Yemeklerden sonra 1 bardak olmak üzere, günde 2-3 bardak taze demlenmiş çay içilir.
Uyarı: Önerilen dozajlara uymak kaydıyla, tedavi kürleri 4-5 haftayı aşmamalıdır. Aksi halde, eklemlerde ve yüzde ödemler oluşabilir; dışkılanan sodyum miktarı azalır ve potasyum miktarı artar. Uygulanan tedavi süresince, örneğin muz ve kuru kayısı gibi potasyum açısından zengin olan besinlerin tüketilmesi doğru olur.
Tarihte Yunanlılar, Mısırlılar, Çinliler ve Hintliler gibi birçok toplum tarafından da kullanılmış olan Meyan , haziran-temmuz ayları arasında sarı-mavi veya kahverengi çiçekler açan, 0,4-2 m yüksekliğinde, çok yıllık çalımsı bir bitkidir. Yaprakları parçalı, yaprakçıklar 4-7 çiftlidir. Çiçekler başak şeklinde durumlar yapar. Taç ve çanak yaprakları iki dudaklı ve üst dudak iki kısa dişli, alttaki üçü uzun dişlidir. Meyveleri düz ve salgı tüylüdür. Meyan bitkisinin 6 türü Türkiye’de yetişmektedir. Daha çok Güney, Orta ve Doğu Anadolu’da yaygınlık gösterir. Bir kısmının kökleri tatlı, bir kısmının ise acıdır.
Meyan kökünün içerisinde % 10 kadar doğal bitkisel şekerin yanında balgam ve idrar söktüren benzoatlı madde ve ayrıca kortizona benzeyen maddeler ile nişasta da bulunmaktadır.
Tatlı meyan (Glycyrrhiza glabra): Anadolu’da iki çeşidi bulunur. Bu türün çiçekleri mor ve tüysü yapraklıdır. Meyvelerinin üzeri çıplaktır veya tüylüdür. Bazı yerlerde piyan olarak da bilinir. Bitkinin kökleri, meyan kökü olarak tanınmakta ve kullanılmaktadır. Köklerinin kabuğu soyulduktan sonra veya soyulmadan güneşte kurutularak piyasaya sürülür. Bileşiminde nişasta, sekerler, zamk, rezin, glisirrizin vardır. Glisirrizin şekerden daha tatlı bir bileşiktir. Köklerdeki miktarı, bölgeden bölgeye değişir ve köklerin de etkili maddesidir. Kökler, göğüs yumuşatıcı, balgam söktürücü, idrar çoğaltıcı ve tat düzenleyici özelliğe sahiptir. Eczâcılıkta toz hâlinde, hapların hazırlanmasında şekil vermede kullanılır. Sigara ve plastik sanâyiinde de kullanılan ilkel maddedir. Kola türü içeceklerin terkibine de girer. Ayrıca taze veya kuru kökleri kaynar su ile işlem gördükten sonra alçak basınçta yoğunlaştırılarak meyan balı elde edilir. Toz veya kalıplar hâlinde satılır. Parlak siyah renkli, tatlı lezzetlidir. Suda kolaylıkla erir. Meyan balındaki glisirrizin miktarı daha fazladır. Meyan balının göğüs yumuşatıcı, öksürük kesici, yara iyi edici özellikleri vardır. Mide hastalıklarında özellikle de gastritte faydalıdır. Meyan köküsuda eritilerek meyan şerbeti elde edilir. Daha çok Güneydoğu Anadolu bölgesinde bilinir ve kullanılır. Meyan şerbeti koyu esmer renkli ve tatlı lezzetlidir. Göğüs yumuşatıcı, balgam söktürücü, öksürük kesici ve serinletici özelliktedir.
Meyan kökü dünyada biyolojik olarak en aktif olan bitkilerden biridir. Örneğin Meyan kökü bir magnezyum ve silisyum kaynağıdır.
Meyan kökü, mideyle ilgili sağlık problemlerinde son derece etkilidir. İçerdiği glisirutenik asid (GLA), deglisirine meyan kökü (DGL) ve karbenoksolen sodyum (CS) maddeleri, bilinen en etkili anti-ülser ilaçlarındandır.
Meyan kökü ayrıca cilt problemlerine de iyi gelir. Meyan kökü tüketimi ciltte oluşan aknelerin tedavisinde etkilidir.
Meyan kökü, ateş düşürücü özelliğinin yanı sıra, karaciğerin toksik maddeleri süzmesinde de yardımcıdır. Hepatit, siroz gibi karaciğer hastalıklarının tedavisinde meyan kökünde bulunan GLA'nın detoksifian etkisi kanıtlanmıştır. Bitkinin göğüs yumuşatıcı, öksürük kesici özellikleri de vardır. Mide hastalıklarında, özellikle gastritte de son derece yararlıdır.
Her türlü öksürükte
Her türlü öksürükte meyan kökü çok etkilidir. 50 gram kadar meyan kökünü 1 litre suya atıp 10 dakika kadar kaynatın. Bu çayı akşamdan yapın ve bir gece bekletin. Gün boyunca aç veya tok karnına iki üç bardak içebilirsiniz.
Ayrıca meyan kökü çayı
Bu çayla yapılan gargara ağız içi yaralarını iyileştirir.
Nezleyi tedavi edici özelliği vardır.
Balgam söktürür.
Güzel bir sese sahip olunmasını sağlar. (özellikle mesleğinde sesini kullananlar bu çayı sabahları içmelidirler )
Mide ve on iki parmak ülserinde ve gastritte faydalıdır. (Bu durumda yemeklerden sonra içine bir parça tarçın katılmış meyan kökü çayı içilmelidir.)
Meyan kökü tozu
Yemekten sonra alınacak bir çay kaşığı meyan kökü tozu bağırsakları rahatlatır.
Yine aynı miktar meyan kökü tozu idrar söktürücü vazifesi görür.
Meyan kökü balı
Meyan kökü bitkisinden elde edilen bu bal suda kolayca çözülür ve özellikleri meyan kökü ile aynıdır.
22 Ocak 2010 Cuma
DR. Mehmet OZ Yesil Icecek
Dünyaca ünlü kalp doktoru Mehmet Öz, yine dünyaca ünlü talk showcu Oprah Winfrey'in de favorileri arasında. Programında Mehmet Öz'e sık sık yer veren Oprah Winfrey'e gençlik iksiri diye adlandırdığı yeşil içeceğini tarif etti.Dr.Öz'ün "Yeşil İçecek" inin içerisinde neler var?
• 1 kase ıspanak
• 1 salatalık
• 4 kereviz sapı
• 1/4 çay kaşığı zencefil kökü
• 1 demet maydanoz
• 1 misket limonu
• yarım limonun suyu
• 1 büyük elma
ilk başlarda bu içeceğin tadını benimseyemeyenler içine şunları da koyabilir ;
• 2. bir salatalık
• havuç
• şeker katılmamış meyve suyu
• muz
Hepsini meyve sıkacağında sıkın ve suyunu için . Bu ölçüler 2 kişilik içecek içindir.
Dr.Mehmet Öz kendisine çoğu gün kahvaltı olarak bu içeceği hazırladığını söylüyor.
